Posts Tagged 'Sureler'

kuran■- Onlar zekatlarını hakkıyla verirler ” Bakara 177
■ – Onlar yakınlarına (akrabalarına) yardım ederler ” Bakara 177
■ – Onlar yoksullara ve esir düşenlere yardım ederler ” Bakara 177
■ – Onlar yolda kalmışlara ve hastalara yardım ederler ” Bakara 177
■ – Onlar zorda, darda ve savaş alanında sabrederler ” Bakara 177
■ – Onlar mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler ” Tevbe 5
■ – Onlar söz verdiklerinde sözlerinde dururlar ” Bakara 177
■ – Onlar adaklarını yerine getirirler ” İnsan 7
■ – Onlar emanete asla ihanet etmezler ” Bakara 177
■ – Onlar yeminlerini hiçbir zaman bozmazlar ” Nahl 94
■ – Onlar Allah’ın ahdını yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar ” Rad 20
■ – Onlar zinaya asla yanaşmazlar ” Mü’minun 5
■ – Onlar namuslarını (ırzlarını) korurlar ” Furkan 68
■ – Onlar boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler ” Mü’minun 3
■ – Onlar anne ve babalarına asla öf bile demezler ” İsra 23
■ – Onlar insanlara iyiliği emreder, kötülükten de alıkoyarlar ” Enfal 71
■ – Onlar Allah adı anıldığında kalpleri ürperir ” Enfal 2
■ – Onlar asla yalan söylemezler ” Mü’minun 8
■ – Onlar asla kötü zanda bulunmazlar ” Casiye 24
■ – Onlar geceleri az uyurlar ” Zariyat 17
■ – Onlar yetimin hakkını asla yemezler ” Nisa 2
■ – Onlar cahillerle asla tartışmazlar ” Furkan 63
■ – Onlar hakkı bile bile gizlemezler ” Bakara 144
■ – Onlar asla yalancı şahitlik yapmazlar ” Furkan 72
■ – Onlar haksız yere bir cana kıymazlar ” En’am 108
■ – Onlar kınayıcının kınamasından korkmazlar ” Maide 5
■ – Onlar insanların kusurlarını affederler ” Ali İmran 135
■ – Onlar insanlar arasında adaletle hükmederler ” Şura 38
■ – Onlar verilen rızıktan yerli yerince harcalar (israf etmezler) ” Enfal 3
■ – Onlar kafirler ile Allah yolunda savaşırlar ” Ali İmran 28
■ – Onlar inananlara sen mü’min değilsin demezler ” Nisa 94
■ – Onlar ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yaparlar ” En’am 52
■ – Onlar kızdıkları zaman öfkelerini yenerler ” Ali İmran 133
■ – Onlar yoksulluk yüzünden evlatlarını öldürmezler ” En’am 151
■ – Onlar yapacakları işlerde kendi aralarında danışırlar (İstişare) ”
■ – Onlar Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar ” Ali İmran 199
■ – Onlar dillerini eğip bükerek geveleyip konuşmazlar ” Nisa 135
■ – Onlar kafirlere karşı sert, birbirlerine karşı merhametlidirler ” Fetih suresi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

vZeynep’le annesi, o içinde her şey olan kitabı, yani Kur’ân’ı okumaya başladılar Önce annesinin ağzından bir fısıltı duyar gibi oldu Zeynep “Efendim?” dedi Kendisine bir şey söylendiğini sanmıştı “Besmele çektim” dedi annesi “Bismillahirrahmanirrahim”

Zeynep şimdi daha iyi duymuştu “Dedem beni kucağına alırken de aynı şeyi söylemişti” dedi

Annesi gülümsedi

“Çünkü her işin başı ‘Bismillah’tır Her işe başlarken ‘Bismillahirrahmanirrahim’ deriz Kur’ân okumaya başlarken de, yemek yapmaya başlarken de”

Zeynepcik sormadan edemedi:

“Neden bismillah diyoruz ki? Sebebini tam anlayamadım”

Annesi gözlerinin içine baktı Zeynep’in Bu bakış çok hoşuna giderdi Annesinin gözlerinin içinde kendisini görebiliyordu

Annesi anlatmaya başladı

“Hani, hatırlar mısın, bir masalda, ‘Açıl susam açıl!’ deyince açılan bir kapı vardı Kapı bu sözü söylemeden açılmıyordu”

Zeynep başını salladı Annesinin gözlerinin içindeki Zeynep de salladı başını

“Biz bu söze ‘parola’ diyoruz Dün seyrettiğimiz filmde de vardı, hatırlasana Kapıya bir yabancı gelirse, parolayı soruyorlardı Bilemezse içeri almıyorlardı Parolayı bilmeyen dışarda kalıyor, yabancı ve düşman sayılıyor Ama parolayı söyleyince, herkes dost olduğunu anlıyor ve sana öyle davranıyor”

Zeynep bütün bunların “Bismillahirrahmanirrahim”le ilgisini merak ediyordu Gözlerini annesinin gözlerinden ayırmadan öylece durdu Dudakları aralanmıştı meraktan

“Bismillah da onun gibi bir parola işte!” dedi annesi “Bir işi yapmaya başlayınca, varlıklar âleminin kapısını aralarsın Onların seni tanımasını, sana destek olmasını umarsın O zaman bir işe başlar başlamaz, kendini tanıtman gerek Onları ve seni yaratan Allah adına burada olduğunu söylemelisin İşte ‘Bismillah’ diyerek, Allah’ın adıyla iş yaptığını hatırlatırsın, O’nun kulu olduğunu hatırlarsın, O’nun izniyle hareket ettiğini söylemiş olursun Yani, bu âlemin parolasını fısıldamış olursun Eğer parolayı söylemezsen, yabancı ve düşman sanılırsın Bir bahçeye izinsiz girmek gibi bir şey bu! O zaman sana kapılar açılmaz, işlerin kolaylaşmaz Parolayı söylersen kapılar açılır, yabancılık çekmezsin, hiçbir şey de sana yabancı ve düşmanmış gibi gözükmez

“İşte biz de ‘Bismillah’ diyerek başlıyoruz okumaya; tâ ki Rabbimizin söyledikleri bize açılsın ve ne sorumuz varsa cevaplansın”

Zeynep, “Şimdi ‘Bismillah’ deyince Kur’ân’ın kapağı kendiliğinden mi açılacak?” diye sordu

Annesi bu masumca soruya tebessümle karşılık verdi Biraz gülüştüler

“Aslında, evet!” dedi annesi “Biz Allah adına açacağız Kur’ân’ı ve o da bize sırlarını açacak, sorularımızı cevaplayacak”

“Hadi var mısın?” dedi annesi Elinden tuttu Zeynep’in

Kur’ân’ın ilk kapağını Zeynep’in minik elleri kaldırdı Ama önce parolayı söyledi: “Mismillah!”

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hastalıkların tedavisi sadece bir takım iğne ve haplardan ibaret değildir..
Allah (c.c) Kur’ân-ı Kerîm’de, Kur’ân okumanın ve balın şifa olduğunu beyan ediyor.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) fakirleri doyurmanın, yetimleri sevindirmenin, sadaka vermenin, tebessümün de birçok hastalıklar için şifa olduğunu haber veriyor.
Hz. Dâvud Aleyhisselâm’ın hikmetli bir sözü vardır. Der ki:
“Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder.”

Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.
Hakiki dostluk Allah (c.c) için olanıdır. Bundan dolayı hakiki dostlar demişler ki:
Fâni dünyanın padişahı değiliz.
Gönül hırkalarını yamar giyeriz.
Dostlarla ağlar dostlarla güleriz…
Dostlarla gülüp dostlarla ağlayabilmek; böyleleriyle dostluk bağları kurabilmek mesele budur.
Böyle dostların yokluğudur insanları hasta eden.
Şair Bâki’ye arkadaşları kaç çeşit dost var diye sorarlar.
Bâki, üç çeşit dost olduğunu söyler ve şöyle sıralar:
Haydi, şimdi kendimizi tahlil edelim ve bakalım, bizim dostluğumuz ve dostlarımız hangi gruba giriyor?

Dostlarınız ne kadar çok olursa olsun katiyyen bezginlik göstermeyin.
Dostları çoğumsamayacağız, bin dostumuz da olsa.
Düşmanlarımızı da bir tane bile olsa azımsamayacağız.
Dinimizin düşmanı câmi bile yapsa onu “Mescid-i Dırar” bileceğiz.

 

“Bir dost vardır gıda gibidir, onu her gün ararsın
Bir dost vardır ilâç gibidir, icâb ettiğinde ararsın.
Bir dost vardır ki hastalık gibidir, o seni arar.”

Dostlarımızı asla üzmeyeğiz; nasıl olsa onlar sadık diyerek asla ihmâl de etmeyeceğiz.
Dostluğumuz elimize geçen makam, mevki, şan ve şöhretle birlikte gerçek manada belli olup netleşir.

Eba Müslim Horasanî’nin enfes bir tespiti vardır.
Levha yapıp duvarlara asılması her gün de okunması gereken bir tespit.
O diyor ki:
“Onlar, zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular.
Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar.

Yakınlaştırılan düşman dost olmadı.
Ama uzaklaştırdıkları dost düşman oldu.

Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.”
Bu meyanda Hz. Ali (RA)’nin bir sözü burada yerini almalı.Diyor ki:
“Dostlarının kâlbini kırmakla, düşmanların hedef,maksat,arzularına hizmet etmiş oluruz…”

Dostunu-düşmanını tanıyamamak denilen şey de bu olsa gerek.
İmam-ı Şâfii rahmetullahi aleyh hazretleri de dostluk hakkında hep kulaklarımızda küpe gibi kalması gereken şu tespitinde der ki:

“Zor günde faydası olmayan arkadaş,
Düşmanına yakındır kıyaslanırsa,
Hangi asırda yaşarsa yaşasınlar,
Gerçek dostlar ve kardeşler,
Ortaya çıkar o kederli ânlarda…”

Batı ve Batılı kafa yapısına sahip kimselerden gerçek dost olmaz.
çünkü Batılı insanın kafası bakkal terazisi gibidir.
Hep maddî düşünür.
Ne kadar menfaat koyarsan o kadar dostluk alırsın.
Onların dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı, komşuluğu hep menfaate dayanır. Batılı’nın aklı kendi eliyle yapıp istasyonlara koyduğu meşrubat,gazoz makinesi gibidir.
Bu makineye para atmazsan nasıl meşrunat,gazoz çıkmazsa, Batılılara da menfaat vermezsen dostluk alamazsın.
Sadece menfaate dayanan Batı dostluğuna kanmak şuursuzluğun neticesidir.
Dostlarımıza bakalım; hakiki mi sahte mi?
Denemeden de anlayamayız.
Muhtaç olduğumuz anlar denemek için bir fırsattır.

Dostluklar arıyorum gülen gözlerle bakan
Mayası sevgi ,değeri parayla ölçülmeyem.
Hüzün kokan akşamlarda benimle ben olan
Sadece dost arıyorum, vuslat ne zaman diyen.
Anlatmak istesem içimdeki fırtınaları
Bir bir dile gelir ,ruhumun çektikleri
Artık var diyorum,uzaklarda olsa da
Sadece dost arıyorum,gül kokulu peygamber diyarında.
Anladım sevgiler, dostluklar bir bir yok olmuş.
Dostluğun yerini, hırs,menfaat, maneviyatsızlık almış.
Yürek yangınları çeken dostlar yok olmuş.
Sadece dost arıyorum,gül kokulu sevgi diyarından….

Tags: , , , , , , , , , , ,

mekik aleti - pilates topu
CS 1.6 - dantel örnekleri - haber - film izle - gebze evden eve nakliye - Havacilik Calisanlari - truck mixer - Sivil Havacilik Haberleri - Chat - mmorpg - sözlük - silindir kapağı - Vancouver 2010 - Teknikerler - evden eve nakliyat - Kene - Facebook Oyunlar - klip izle - AutoCAD - güzel sözler - travel - dekorasyon - otomatik şanzıman - görüntülü chat - oyunlar1 - toki evleri - msn indir - msn ifadeleri - sesli chat - indirmeden film izle - palyaço - burçlar - nakış - Kanser - cialis - usak haber - Seslisohbet - ezel - mmorpg - avatar oyunları - izle - fuar çantası - silindir kapak - Online Mp3 Dinle - yüzey işleme - sevişme izle - fragman - Oyunlar1 - oyunlar1