Posts Tagged 'sohbet'

islami-wallpaper-507Kendimize hiç sorduk mu acaba ? Yaşamın neresindeyim, imanımın neresindeyim,… ve dahi neresindeyimin neresindeyim. Belki ömrümüzün son demlerini yaşarken böylesine kendimize zaman ayırıp hesap görebildik mi ? Bunları öylesine unutmuşuz ki bir türlü fırsat bulamıyor, vakit ayıramıyoruz. Ötesi kendimizi, sevdiklerimizi, hayallerimizi, düşüncelerimizi de eklersek müthiş derecede zavallı duruma gelen bizler bu duruma daha ne kadar tahammül edebiliriz. Bunlar kesinlikle isyan değil. Üzüntümüzün, sıkıntımızın bir türlü kendimizi bulamamış olmanın buhranı, çevremizin, insanların, değer yargılarımızın dejenere olması, dostlukların, arkadaşlıkların menfaatlere kurban edilmiş olması ve düzeni çıkar, maddiyat olan zihniyet.

Herşeyimizi insan olarak maneviyatımızı, saflığımızı, temiz düşüncelerimizi, güvenimizi, sevgimizi, saygımızı en önemlisi takvamızı
[ imanımızı ] çalma uğraşı içindeler.Tabiri caizse, pamuk ipliğine bağlı imanımızı güçlü, kuvvetli hale getirmek şöyle dursun; hergün belki sayısız günah işleyip tövbe – istiğfar etmeden, ar damarı çatlamışcasına, emr-i bil maruf’u bırakıp nehy-i anil münker’i terk ederek kısaca ALLAH’tan (c.c.) uzaklaşarak kendimizi nasıl bir ateşe attığımızı göremiyor muyuz?

Biz aramalıyız ihlasımızı, gönül ateşimizi,gönül zenginliğimizi, kalbimizin heyecanını bu öyle bir hasret ki; gönül gözü açık kalple muazzam bir tatlılık, zevk ve tarifi olmayan duygularımızın lezzetini bulmak, ulvi derecelere ulaşmak gerekiyor.Sabretmesini bilmiyor, devamlı hata yapıyoruz.

Yani hergün için yeni bir sayfa açıyor olmamızla beraber, birgün temiz, beyaz sayfaların biteceğini bilmeliyiz biliyoruz. İnsan bir boşluk ve amaçsızlık içinde hissedebilir kendini. Sanki şu ana kadar bahsedilenler de bir karamsarlık hissedilse de esası hesapsız yaşamanın bir faturası sonunda ağır olabilir.

Bu yüzden dir ki gün bugün ise hesap bugünden görülmeli yapılan hatalardan bir ders almanın vakti geldide geçiyor. Zaman değerli su misali akıp gidiyor.
Şuurlanmalıyız. Rabbimizden hakkıyla korkmalıyız ibadet ve taatta bulunmalıyız.

İmanımızı kurtarmalıyız. Mevlamızın kulları olarak rahmetine yürüyebilmeliyiz. Rahmetini celbedecek bir ömür yaşamalıyız. Huzur iklimine güzelliklere doğru yol almalıyız.

” Aşk’ı unutmuştuk, AŞIK olmalıyız BiZ. ”

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

resim88596_2Bu hususta Kur’an-ı Kerimde iki ayet mevcuttur. Bu ayetlerde Cenab-ı Hak gayet açık bir şekilde mealen şöyle buyurmaktadır:

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar.”(1)

“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar, zinetlerini açmasınlar, bunlardan görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler.”(2)

Ayetlerde mü’min kadınların nasıl örtünecekleri, hangi yerlerini açabilecekleri açıkça belirtilmiyor. Fakat şu mealdeki hadis-i şerif ayetleri tefsir ediyor. Peygamberimiz (a.s.m.) baldızı Hz. Esma’ya hitaben, “Ey Esma! Bir kadın adet görmeye başlayınca el ve yüzünden başka yerini yabancılara göstermesi caiz değildir.”(3)

Demek ki, büluğ çağına gelmiş olan Müslüman bir hanımın başını kapatması hem Allah’ın hem de Peygamberin emridir. Yani yüz kısmı açık kalacak şekilde başın kalan kısmını, boyun ve göğüsleri örtmek farz-ı ayndır. Açmak ise bir farzın terki sayıldığından haramdır. Allah ve Resulünün emrini dinlemediği için günahkar olmakta büyük bir mes’uliyet altına girer. Günahkar olan kimse, bu günahından kurtulmak için tevbe istiğfar eder, Allah’tan affını diler.

“Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar. İşte onların mükafatı, Rablerinden bir mağfiret ve ağaçları altında ırmaklar akan Cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükafatı ne güzeldir.”(4)

Demek ki, bir tevbenin kabul olması, bir günahın affa liyakat kazanması için hiçbir mazeret yokken o günahta ısrar edilmemesi şartı aranmaktadır.

Bu husustaki bir hadisin meali şöyle:

“Mü’min bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah’tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur’anda geçen ‘günahın kalbi kaplaması’ bu manadadır.”(5)

“Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır” sözü mühim bir gerçeği dile getiriyor. Şöyle ki, bir günahı işlemeye devam eden insan zamanla o günaha alışır, terk edemez bir hale gelir. Bu alışkanlık onu gün geçtikçe daha büyük manevi tehlikelere sürükler. Günahın uhrevi bir cezasının olmayacağına inanmaya, hatta Cehennemin bile olmaması gerektiğine kadar gider. (6)

Böyle bir tehlikeye maruz kalmamak ve şeytanın telkinlerine kanmamak için bir an önce tövbeyi icap ettirecek günahı terk ederek insanın kendine çeki düzen vermesi gerekir.

1) Ahzah Suresi, 59,
2) Nur Suresi, 31,
3) Ebu Davut, Libas 33,
4) Al-i İmran Suresi, 135-136,
5) İbn-i Mace Zühd 29,
6) Lem’alar s7, Mesnev-i Nuriye s115.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İbadete ilişkin konularda çevrenizdeki insanların tevillerine mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Bazısı henüz çok genç olduğunu, şu an hayatını yaşayıp, ileriki yaşlarda tevbe ederek ibadet etmeye başlayacağını söyler, bazısı da cehennemin şu ana kadar yaşayan bütün kötü insanları alamayacağını düşünüp, nasılsa Allah affeder diye kendisini avutur. Kimi ölümden sonraki ahiret hayatına inanmaz, kimi de ölümün kendisinden çok uzak olduğunu zanneder. Cehennemde cezasını çektikten sonra, sonunda mutlaka cennete gireceğini zannedenler de çoktur.

Bütün bu gerçek dışı düşünceleri insanlara telkin eden şeytandır. Allah’ın yolundan insanları alıkoymaya and içen şeytan, görevini yaparken çok zekice taktikler uygular. Allah’ın izni ile zayıf karakterli insanlara dünya hayatının süslü ve çekici yönlerini gösterip, çoğu zaman onları Allah’ın adı ile kandırır.

İnsanların büyük bölümü Allah’ın varlığından haberdardır ve O’na inandıklarını söylerler. Ancak Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemedikleri için, O’nun affeden, merhamet eden sıfatlarını bilir, fakat kahreden, intikam alan, azap eden sıfatlarını görmezden gelirler.

O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun ‘hayatına son verirler.’ Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler. (En’am Suresi -61)

Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, bizim üzerimizde bir haktır. (Rum Suresi -47)

Düştükleri bu yanılgı sonucunda da, Allah’ın razı olmadığı bütün tavırları rahatça gösterir ve bundan dolayı bir pişmanlık veya rahatsızlık duymazlar. Allah’ın adını kullanarak insanları yoldan çıkaran şeytan, insanlara kötülükleri rahatça yapıp edebileceklerini, tevbe imkânları olduğunu ve Allah’ın nasılsa affedeceğini telkin eder. Akıldan yoksun olan insanlar da bu vaade inanır ve asla günahtan ve haramdan sakınmazlar. Yüce Rabbimiz, aldatıcıların, Allah’ın adı ile kandırması konusunda insanları şu şekilde uyarmıştır:

Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmasın. (Fatır Suresi -5)

İnsanların çoğu, aldıkları bu telkinledünyahayatının bütün zevklerini hiç düşünmeden tüketirler. Ölümün yaklaştığını hissettikleri anda da tövbe etmeyi planlar ve ahirette de bağışlananlardan olacaklarını zannederler. Yüce Rabbimiz, sonsuz bağışlayıcıdır ancak bu, bir hata işleyen ve fark ettiğinde bu hatasından hemen dönen ve tekrar etmemek için gayret gösteren akıl ve vicdan sahibi kullar için geçerlidir. Bir ayette Rabbimiz bu gerçeği şu şekilde açıklamıştır:

Allah’ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (Nisa Suresi -17)

Hayatı boyunca Kuran ahlakına uygun yaşamayıp ölüm anında tevbe eden ve inananlar için ibret olan Firavunun durumu, ayette şu şekilde haber verilmiştir:
Biz, İsrailoğulları’nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): “İsrailoğulları’nın kendisine inandığı (İlah’tan) başka İlah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım” dedi.
Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın. (Yunus Suresi -90, 91)
Çevrenizde Allah’ın bir kısım emir ve yasaklarını uygulayıp, diğer kısmını ise göz ardı eden insanlara çok rastlamışsınızdır. Çoğu zaman uyguladıkları kısmının kendilerinin cennete gitmesi için yeterli olacağını, güçlerinin bu kadarına yettiğini ve kalan kısmını da Allah’ın affedeceğini söylerler. Bu kişiler bu tavırlarıyla, yaptıkları ibadette Allah’a minnet etmektedirler. Oysa farkında olmadıkları çok önemli bir konu vardır ki, insanın iman ve ibadet etmeye kendisinin ihtiyacı olduğudur. “… Allah hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır…” (Bakara Suresi – 263) , ayetinde belirtildiği gibi, Allah’ın, hiç kimsenin ibadetine ve kulluğuna ihtiyacı yoktur. Bu konu bir ayette Rabbimiz tarafından şöyle açıklanmıştır:
Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: “Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir. Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.)” (Hucurat Suresi – 17)
Yaşadığımız her günün son günümüz olabileceğini, tevbe etmeye fırsat bulamadan kendimizi Allah’ın huzurunda hesap verirken bulabileceğimizi, son pişmanlığın ve keşke demenin fayda etmeyeceği o günü asla unutmayalım.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

dini1Caddenin bir tarafında, oldukça dalgın ve düşünceli yürüyordum. Yanıbaşımdan gelen nazik bir sesle kendime geldim:

- Selâmün aleyküm, hocam!

Baktım ki, okuldan mezun olmuş öğrencilerimizden biri.

- Ve aleykümüsselâm Mehmet.

Hal-hatır faslından ve kısa bir sohbetten sonra, ters istikametlere doğru ayrıldık. O benden ayrılırken, tekrar selam vermeyi de ihmal etmedi.

Tam bu sırada caddenin öbür yakasında bir homurdanma sesi duydum:

- Bu da ne oluyor yahu? Eskiden beri hep ayrılırken Allahaısmarladık, güle güle gibi şeyler söylenirdi. Şimdi bir de ayrılırken selam modası çıktı!

Dönüp baktım. Yaşlı bir adam, yanındaki biriyle böyle konuşuyordu. Yanlarına yanaşarak dedim ki:

- Karşılaşmada olduğu gibi, ayrılırken de selam vermek sünnet olduğu için böyle yapılıyor.

- Öyleyse daha önce neden yoktu bu sünnet?

- Ta önceden beri ayrılma sırasında da selamlama sünneti vardı. Bu, Peygamber Efendimizr17;in tavsiye ettiği İslâm adablarındandır. Fakat son devirlerde bu incelik memleketimizde unutulmuş veya ihmale uğramıştır. Şimdi doğrusunu bilen bazı gençler bunu yapıyorsa, onları kınamak değil takdir etmek gerekir.

Adamcağız biraz şaşkın, fakat merakla dinliyordu. Yeni birşeyler öğrenmek, onu memnun etmiş görünüyordu. Ben de çarşıya kadar birlikte yürüdüğümüz süre içinde bu selam sohbetine devam ettim.

Ayrılacağımız sırada, o benden önce davranarak son sözünü söyledi:

- Selâmün aleyküm, Allah’a ısmarladık.

Bu duyarlı adam, birkaç dakikalık sohbetle meseleyi kavramıştı.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

halidiye60_adimehmet_dua20eden20el5b15d-300x252Ne kadar doğru bir tespit.Gerçekten de uykudayız ve o çok güvendiğimiz aklımız bizi uykudan uyandırmaya yetmiyor.bir gün gözlerimizi açıyoruz dünyaya ve sanki hep buradaymışcasına sarılıyoruz dört elle.Nereden geldiğimizi neden geldiğimizi hiç sorgulamadan.Elde ettiğimiz bunca serveti bir mirasyedi gibi kullanıyoruz.Asıl sahibinin bir gün bize hesap soracağını düşünmeden.Yaptılarımızı hiçbir mantık ölçüsüyle açıklamak mümkün değil.Biliyoruzki bu hayat kısa,zaman su gibi akıp gidiyor.Buna rağmen :HİÇ ÖLMEYECEK GİBİ:sarılıyoruz hayata.Her aynaya bakışta gerçekle yüz yüze geliyor,yaşlandığımızı gördükce daha bir inatla sarılıyor insan dünyaya.Hayatın geçiçci olduğunu ve istesekte istemesekte :geldiğimiz gibi çırılçıplak:bırakıp gitmek zorunda olduğumuzu bile,bile bu hırs niye?Hergün biraz daha ölüme yaklaştığını bile,bile ölüme kayıtsız kalmak,Hiç birisini yanında götüremiyeceğini bildiği halde mal,mülk zevk lerin peşinde böylesine hırslı olmak hangi mantıkla açıklanabilir?DAHA KÖTÜSÜ HERKESİN GERÇEKLERİ BİLİP HİÇBİR ÖNLEM ALMAMASI.GÜNEŞİN SICAĞINA KARŞI KREM SÜRÜNÜYOR AMA CEHENNEM ATEŞİNE KARŞI HİÇBİR TEDBİR ALMIYOR.Biliyoruz ölüm var bu bir gerçek.Biliyoruz bir gün sıra bize gelecek.Biliyoruz birgün hayat elimizden kayıp gidecek,biliyoruz sorgu sorulacak,hesap verilecek ama şaşırtıcı bir mantıksızlıkla illüzyon devam ediyor ve Efendimiz (a.s)sözü kulaklarımızda yankılanıyor: İNSANLAR UYKUDADIRLAR,ÖLDÜKLERİ ZAMAN UYANIRLAR:(1) ALLAH(C.C)BİZLERİ ÖLMEDEN UYANAN KULLARINDAN NASİP ETSİN.(AMİN)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

YÜCE ALLAH’ın insanı tekrar yaratmayacağını iddia etmek,bir makine mühendisinin,planını çıkarıp ürettiği bir makineyi,o makine bozulduktan veya çürüdükten sonra tekrar üretemeyeceğini iddia etmekten çok daha anlamsızdır.Çünkü bir şeyi ikinci defa yapmak ilk defa yapmaktan daha kolaydır.

”İnsan,bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyormu?Şimdi o,(bize)apaçık düşman kesilmiştir.Birde kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi;dedi ki”Çürümüş-bozulmuşken bu kemikleri kim diriltecekmiş?”Dedi ki:”Onları ilk defa yaratıp inşa eden diriltecek!”O her(türlü) yaratılışı hakkıyla bilendir.”(Yasin Suresi 77/79)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Zilhicce ayının ilk on günü Hz.Allah katında diğer aylara göre daha faziletlidir.
hadisi şerif:zilhiccenin ilk on günü içinde yapılan amelden daha sevaplı amel yoktur.
bu on günlerde tekbiri,tehlili,ve hamd bol bol yapmak müstehaptır..
Kuranı kerimde Hz.Allah buyurmuşlarki;malum günlerde Allahın adını ansınlar.
bu günler zilhicce ayının on günü,arefe kurban bayramı ve haccı ekber günlerini içesinde bulundurur.
Zilhicce ayının ilk on gününde oruç tutan kimseye Hz.Allah 10 nimet verir
1.ömrüne bereket verir
2.malını artırır
3.ailesini korur
4.günahlarını afv eder
5.sevaplarını kat kat eder
6.canını son nefeste kolay verir
7.kabrini aydınlatır
8.terazisi ağır gelir
9.cehenneme atılmaktan kurtulur
10.cennetteki dereceleri ükselir
Rabbim sevdiği kullarına tabi olmayı bizlere nasip eylesin.selametle kardeşler

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

12-elifba12-harfler12-harfler222

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Resülullah Efendimiz, Imam Ali (Kerremallahü Vecdehü)’ye soruyor:
Sizi, ömrünüzün uzun olmasi sevindirir mi?
Sizi, rizkinizin bol olmasi sevindirir mi?
Sizi, sohbette kalmaniz sevindirir mi?
Sizi, düsmanlariniza gâlip gelmeniz sevindirir mi?
Sizi, süi hâtimeden kurtulmak (son nefeste imanla gitmek) memnun eder mi?
Elbette eder. Öyle ise aksam ve sabah su duayi üç defa okuyunuz:
“Sübhâna’l-lâhi mil’el mizân ve müntehe’l-ilmi ve meblega’r-rizâ ve zinete’l-ars.”
Bu duayi her sabah ve aksam üç defa okumaya devam etmelidir. Ömrün uzun ve me’sud olmasi,
imanla ölmek, kabir azabindan kurtulmak, Sirat köprüsünden geçmek ve cennete vasil olmaya
vesile olur.
Mânasi: Mizanin dolusu kadar, ilmin sonu kadar, Allah’in razi olacagi kadar ve arsin
agirligi kadar, Allah’i (c.c.) tesbih ederim.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

klima kombi servisi klima kombi servisi - mail toplama, toplu mail gonderme, mail adresleri mail toplama, toplu mail gonderme, mail adresleri - web tasarim web tasarim - sbs, ygs, lys, sinavlara hazirlik sbs, ygs, lys, sinavlara hazirlik - silindir kapak silindir kapak - ilahi dinlemek istiyorum ilahi dinlemek istiyorum - sesli sohbet sesli sohbet - canli radyo dinle canli radyo dinle - full izle full izle - bursa evden eve nakliyat bursa evden eve nakliyat - seo seo - resimli yemek tarifleri resimli yemek tarifleri - harika, yorumlar harika, yorumlar - mp3 muzik dinle indir mp3 muzik dinle indir - facebook video indir facebook video indir - haberler, haber oku haberler, haber oku - gurbet chat gurbet chat - mekik aleti - pilates topu
CS 1.6 - dantel örnekleri - haber - gebze evden eve nakliye - Havacilik Calisanlari - truck mixer - Chat - sözlük - silindir kapağı - Vancouver 2010 - Kene - klip izle - AutoCAD - dekorasyon - otomatik şanzıman - görüntülü chat - oyunlar1 - toki evleri - msn indir - msn ifadeleri - sesli chat - indirmeden film izle - Film izle - mimarlık ve içmimarlık - palyaço - burçlar - nakış - Kanser - hakkında - cialis - usak haber - Seslisohbet - ezel - mmorpg - hd sinema - avatar oyunları - fuar çantası - silindir kapak - Online Mp3 Dinle - yüzey işleme - sevişme izle - fragman - Oyunlar1 - oyunlar1